Biz kimleriz?.. Biz Altay'dan gelen erleriz.
Çamlıbel'de uğuldarız; coşar, gürleriz.
Biz öyle bir milletiz ki ezelden beri,
Hak yolunda yalın kılıç, hep seferberiz.
Şimdi ben, ağlayarak, sevgisiz kalan kalbi
Veririm hüsnünüze bir kırık ayna gibi.
Siz ki bir başkasının sevdiği kadınsınız,
Siz ki benden çok uzak, ona pek yakınsınız.
Kıymetli tutuyorsun, değil mi, bu sevgimi?
Yalvarırım, beni hep titreyerek sev, e mi!
Bakışımdan korkarak, göğsüme sokularak,
Aşkın bütün şiirini her an bende bularak..
Yalvarırım, böyle sev! Bana karşı aciz ol!
Sükût ... ufukda sükût ... eski beldelerde sükût
Kamer, mezarlığın üstünde bir kızıl yakut
Siyah serviler, öksüz bakışlı heykeller,
İlahi nura açar titreyen zaif eller.
Eski kış gecelerinin hâtırası!
Bir saat çalar... Tam gece yarısı!
Dışarda kar, lâpa lâpa!
Bu beyaz karanlıkta
Daha beyaz, upuzun hayaletler
Gelirler taa uzaktan, karların ötesinden:
Arka mahallelerde kızgın bir yaz öğlesi
Tabak tıkırtıları duyuluyor evlerden
Uzakta bir satıcı, yahut bir çocuk sesi.
Susuzluktan bunalmış uçamazken serçeler
Tozlu sokaklar gibi tutuşup alevlerden
Bodur ağaçlar ile bomboş kalmış bahçeler.