Don Corleone
Don Corleone

Bonasera: Amerika’ya inanıyorum. Benim talihim Amerika’da döndü. Ve kızımı Amerikan usulü büyüttüm. Onu özgür bıraktım ama aile şerefini korumasını da öğrettim. Bir sevgili buldu, İtalyan değildi. Onunla sinemalara gitti. Geç saatlere kadar kaldı. Karşı gelmedim. İki ay önce kızım, sevgilisi ve diğer bir genç gezmeye gitmişler. Kızıma viski içirmişler ve sonra da onu kullanmaya kalkmışlar. Karşı gelmiş ve şerefini korumuş. O zaman, onu hayvan gibi dövmüşler. Hastaneye gittiğimde, onu burnu ve çenesi kırılmış buldum. Çenesini bir arada tutabilmek için telle bağlamışlardı. Acıdan gözyaşı dahi dökemiyordu. Ama ben gözyaşı döktüm. Neden mi? Hayatımın ışığıydı. Güzel kızdı. Ama artık asla güzel olamayacak. [Bu sırada öksürür ve Don, Tom Hagen’a ona bir içki vermesi için eliyle işaret eder.] Pardon… [Soğukkanlı bir şekilde konuşmaya devam eder.] Dürüst bir Amerikalı gibi polise gittim. O iki oğlan adaletin huzuruna çıkarıldı. Hakim onları üç yıl hapse mahkum etti ama cezayı erteledi. Cezayı erteledi! Daha O gün serbest kaldılar! Kendimi bir budala gibi hissettim. O iki piç kurusu bana gülümsedi. O zaman, karıma şöyle dedim, "Adalet için, Don Corleone'ye gitmeliyiz."

Don Corleone: Neden önce polise gittin? Neden önce bana gelmedin?

Bonasera: Benden ne istersin? Ne istersen yaparım ama ricamı da yerine getir.

Don Corleone: Neymiş o? [Bonasera Don’un kulağına fısıldayarak ; ‘Ölmelerini istiyorum.’] Bunu yapamam.

Bonasera: Ne istersen veririm.

Don Corleone: Seni yıllardır tanırım ama ilk defa benden yardım istiyorsun. En son beni ne zaman kahve içmeye davet ettiğini hatırlamıyorum. Karım, çocuğunun vaftiz annesi olduğu halde. Şimdi burada samimi olalım. Asla arkadaşlığımı istemedin. Ve bana borçlu kalmaktan korktun.

Bonasera: Başımı derde sokmak istemedim.

Don Corleone: Anlıyorum. Cenneti Amerika’da buldun. İyi bir yaşam sağladın. Polis ve mahkemelere güvendin. Benim gibi bir arkadaş gerekmiyordu. Fakat şimdi bana gelip diyorsun ki: “Don Corleone, bana adalet ver.” Ama bunu saygıyla rica etmiyorsun. Dostluk önermiyorsun. Bana Baba demek bile aklına gelmiyor. Kızımın düğününün olduğu gün bana gelip para karşılığı cinayet işlememi istiyorsun.

Bonasera: Senden adalet istiyorum.

Don Corleone: Bu adalet değil ki. Kızın hayatta.

Bonasera: O zaman, onların da kızım gibi acı çekmelerini sağla. Sana ne kadar ödeyeyim?

Don Corleone[hüzünlü bir ses tonu ile başını sallayarak] Bonasera, Bonasera. Bana bu kadar saygısızca davranmana sebep olacak ne yaptım? Eğer bana dostça gelseydin, kızını mahveden o pislik daha bugünden acı çekiyor olacaktı. Senin gibi dürüst bir adamın düşmanlarını ben de düşman belleyecektim. Ve o zaman, senden korkacaklardı.

Bonasera: Dostum olur musun? Baba?[Bonasera Don’a doğru eğilerek elini öper]

Don Corleone: Güzel. Bir gün, ki o gün asla gelmeyebilir, senden bir hizmet isteyeceğim. Fakat o gün gelene kadar kızımın düğünü dolayısıyla bunu hediye olarak kabul et.

Bonasera: Grazie, Baba.

Don CorleonePrego. [Bonasera ayrılır ve Don Corleone, Tom’a dönerek] Bu işi Clemenza’ya ver. Kendine hakim olabilecek insanlar istiyorum. Bu cenaze levazımatçısı ne derse desin, biz katil değiliz.