Endülüs'te Raks Şiirinin Tahlili
Endülüs'te Raks Şiirinin Tahlili

Yahya Kemal’in Endülüs’te Raks Şiirinin Tahlili

Yahya Kemal, TBMM’de Urfa milletvekilliği yaptığı sırada 14 Haziran 1926’da Varşova’ya orta elçi olarak atanır. Burada iki buçuk yıl kadar çalıştıktan sonra 6 Şubat 1929’da Madrid elçiliğine atanır. 22 Mayıs 1929’da Madrid’de göreve başlar.

Yahya Kemal Madrid’i ve İspanya’yı çok sever. Orada, İspanya kralı ile ahbaplık edecek kadar çevre edinir. Hayatının bu yıllarına dair hatıralarında: “Eğlence yerlerinin az ve İspanyollara mahsus olduğunu, sınırlı olan sosyetesinin ecnebilere kapalı bulunduğunu, kadınların harikulade güzelliğine temastan sonra, Madrid’e gelmese esmer güzellerinin bu kadar mütenevvi olduklarını idrak edemeyeceğini söyler.”

Yahya Kemal, Madrid’de iken İspanyol raksını görmeyi çok ister. Yine hatıralarında: “İspanya’da en çok İspanyol raksını görmek istediğini hâlbuki bu raksın en iyisini Paris’te Opere-Comique’de gördüğünü belirtir.” Yahya Kemal hakkında eser ve araştırmaları bulunan Sermet Sami Uysal’ın naklettiğine göre, Yahya Kemal İspanya’ya geleli hayli zaman olmasına rağmen hala doğru dürüst bir İspanyol raksı görmediğini bir Marki’ye söyler. Marki, İspanyol raksını göstermek için Yahya Kemal’i Endülüs’e davet eder. Yahya Kemal belirlenen tarihte Endülüs’te Serez’e gider.

Endülüs’te Raks Şiiri 1933 tamamlanır

Marki, oradan ve Madrid’den güzel kız ve kadınlar davet eder. Dans eden üç kızdan biri fevkalade güzel raks etmektedir. İşte o gece şair, zil, şal ve gül kelimelerini bulur. Böylece duyulan ve düşünülen Endülüs’te Raks 1933’te tamamlanır.” …..

En çok tanınan-bilinen şiirlerinden olan Endülüs’te Raks’ta Yahya Kemal; döne döne, kıvrıla kıvrıla dans eden esmer bir İspanyol güzelini anlatır. Güzel; elinde zil, omzunda şal, alnında kakül ve göğsünde Gırnata’nın en güzel gülüyle İspanya’yı temsil eder. İspanyol güzeli; gül tenli, kor dudaklı, kömür gözlü, sürmelidir. Dans ederken işveyle devrilir, saçılır, örtünür. Bazen aniden durur, başını çevirir ve öldürür gibi bakar. Şair gördüğü bu manzaradan çok etkilenir. Elde kadehleri ve sihirli aşk şarkılarıyla coşan insanlarda ve dans eden güzelin şalında bütün İspanya’nın temsil edildiğini hisseder, düşünür. Yahya Kemal: “Gözler kamaştıran şala, meftun eden güle/Her kalbi dolduran zile, her sineden: “Ole!” der ve o coşkulu ortama kendisi de ruhu ile dâhil olur, katkıda bulunur. Endülüs’te Raks bir İspanyol akşamındaki neşeli bir anın tasviridir, hiçbir siyasi mülahaza içermez. Şair gördüğü ve etkilendiği büyülü manzarayı anlatır.

Kaynak: DergiPark