Stalingrad Savunması

 

Alman ordularının kendi gizli kayıtlarında Barbarossa harekatı olarak adlandırdıkları Sovyetler Birliğini istila planı 22 Haziran 1941’de başlamış[1] ve kısa sürede Kızıl Ordu tarafından 3 noktada; Leningrad,Moskova ve Rostov’da durdurulmuştu.[2] 1942’nin yaz dönemine kadar geçen sürede hazırlıklarını tamamlayan Almanlar Hitler’in emriyle güney kanattan cepheyi ilerletmeye karar vermişlerdi. 17 Temmuz 1942’de başlayan Stalingrad muharebesi 2.Dünya Savaşının Leningrad ve Berlin ile birlikte 3 büyük cephesinden biriydi.[2] Hitler’in asıl amaçlarından biri doğudan batıya doğru gelen bütün ikmal yollarını kesmek ve aynı zamanda da Kafkasya’ya inmekti.[1] Stalingrad insanlık tarihinin en kanlı savaşlarından birine sahne oldu.

Bu cephede Hitler ve Kızıl ordu’nun toplam can kayıpları 2.5 milyon’u aşmış, bunun yanısıra yaklaşık 3 bin uçak 6 bin tank ve 20 bin top kullanılamaz hale gelmişti.[9]

Stalingrad muharebesinin büyük önemi Kızıl Ordu’nun zaferler serisinin ilk halkası olmasıdır.

Mamaev Kurgan

Mamaev Kurgan Rusya’nın Stalingrad (Bugünkü adıyla Volgograd) şehrinin tam kalbinde yer alan olağanüstü stratejik bir tepedir.

Tatarca ”Mamay” sözcüğünden gelen bu isim ”Mamayın höyüğü ” olarak tercüme edilebilir.[8]

Üzerinden bakınca şehrin dört bir yanını görebileceğiniz bu tepe deniz seviyesinden 102 metre yüksekliktedir.[3]

Bu yüzden savaş haritalarında Rakım 102 olarak tanımlanmıştı ve savaş boyunca da bu şekilde anıldı.[3][6]

Tarihi tepenin bir de posta adresi var. ”Mareşal Çuykov Cad.No:47 Volgograd/Rusya” [6]

General Çuykov Geliyor

General Çuykov 1942’nin Temmuz ayında daha savaşın başında savaş konseyi tarafından alelacele Çin’den getirtilmişti. Son görevi ise Çin Cumhuriyeti Devlet Başkanı Çan Kay Şek’in savaş danışmanlığını yapmaktı.[10] Stalingrad’ı önceden bilen Çuykov sığınağını Mamaev Kurgan tepesine yaptı.

Seneler sonra bir radyo programında Çuykov şunları söyleyecekti: ”Hitler Stalingrad’ı tek bir koşulda ele geçirebilirdi, hepimizi öldürerek ve bizler ölüme dek savaşmak için yemin etmiştik

Zaferin anahtarından biri ”asla teslim olmamaya” ettikleri yemin ise bir diğeri de Çuykov’un ”Almanlarla  göğüs göğüse çarpışmayı” öngören savaş stratejisi idi.

Böylelikle şehir savaşlarında açmaza düşen Almanlar zamanın en iyi teknolojisine sahip uçak,tank,top ve panzerlerin yıkıcı etkilerinden yeteri kadar yararlanamadılar…

Durdurulamaz denilen Hitler’in ordularını Amerika’lılar değil Kızıl ordu durdurmuştu.

17 Temmuz 1942’den, 2 Şubat 1943’e kadar geçen 200 günde Kızıl ordu Mamaev Kurgan’ı kahramanca savunurken onbinlerce askerini kaybetti ve bu kayıpların sadece 34.500’üne ait kalıntılar heykelin altına gömüldü. [3][7]

Muharebe boyunca her bir metrekareye 500 ila 1.200 kadar mermi ve şarapnel parçasının isabet ettiği söyleniyor.[3]

Burada kazanılan zafer Stalingrad zaferinin de hazırlayıcısı ve habercisi olacaktı.

General Çuykov 62.orduyu, bu ordu Mamaev Kurgan’ı, Mamaev Kurgan Stalingrad’ı, Stalingrad ise Sovyet Rusya’yı kurtarmıştı ve belki de bütün dünyayı.

Başmimar İşbaşında

Panoramik müze fikri savaşın bitmesiyle konuşulmaya başlanmış ve yarışmalar düzenlenmişti. Sovyeler birliğinin dört bir yanından projeler gelmeye başlamıştı. Seçim komitesi, Başmimar Yevgeni Vuçetiç’in ”Anayurt çağırıyor” isimli heykel projesini birinciliğe lâyık gördü.[3] Hiç kuşkusuz alınan bu kararda; Vuçetiç’in o günlerde tamamladığı Berlin anıt müzesinin yanısıra Sovyetler Birliği Başkanı Nikita Kruşçev’in şahsi güvenini kazanmış olmasının da etkisi olduğu aşikâr.

Heykel’in bugünkü haline gelmesinde Başmimar Yevgeni Vuçetiç’in büyük katkıları oldu. Projede sayısız değişiklikler yapılıyordu. Heykel başlangıçta elinde kızıl bayrak tutan ve diz çökmüş bir savaşçıyı sembolize ediyor ve heykele dört bir yandan yüzlerce basamaklı merdivenlerle çıkılması öngörülüyordu. Vuçetiç aylarca süren proje çalışmalarından sonra ”Anayurt çağırıyor ” heykelinin ve ayrıca basamaklar yerine bütün tepeyi dönerek çıkan patika projelerini  Sovyetler Birliği Başkanı ve Komünist Partisi Genel Sekreteri Nikita Kruşçev’e bizzat onaylatmıştı. [3]

Anayurt çağırıyor heykelinin Başmimarı Vuçetiç bir gün ünlü fizikçi Andrey Sakharov’la konuşuyor:

Amirlerim soruyorlar,bu heykelin ağzı neden açık ? Böyle güzel değil.

Ben de onlara şöyle cevap verdim :

Ağzı açık çünkü bu çığlık Anayurt için, kapayın çenenizi. [3][8]

Model Kadın Kim di?

Model kadının kimliği uzun yıllar boyunca sır gibi saklandı…

Valentina Uzetova Stalingrad’da bir restoranda çalışıyordu. Anıt Yönetim Kurulu model arayışlarındayken tesadüfen adaylar arasına girdi ve seçildiğinde 26 yaşındaydı.1960 yılında 6 ay kadar süren stüdyo çalışmalarından tam 40 sene sonra 2000 yılında suskunluğunu bozdu ve o günleri anlattı:[3]

Böylesine onurlu bir teklifi red etmem sözkonusu bile değildi ve o günlerde heykelin dünyaca bu kadar  ünleneceğini hiçbirimiz tahmin etmiyorduk[3]

Valentina Uzateva çıplak poz vermeyi red etmişti. Ancak çalışmaların sonuna yaklaşıldığında yarı açık bazı pozlarda da sıkıntı yaşadığını gizlemiyor.[3]

Anayurt Çağırıyor Heykelinin Açılışı

Yapımına 1959 Mayısında başlanan heykelin danışmanlığını Mareşal Çuykov üstlendi. 1967 yılında açılışa yaklaşıldığı günlerde takviye edilen 500’e yakın asker de canla başla çalıştı. [3] Bir sabah bir çocuğun baş mühendis Yuri Abramov’a ”Kılıç neden bu kadar çok sallanıyor ?” diye sormasıyla farkedilen büyük sorun için Moskova’dan gelen uzmanlar kılıcın keskin yönünü rüzgara doğru çevirdiler ve hava akımının sağlanması için üzerine bol miktarda gözenek eklediler. [3] Ağır metallerle yapılmış bazı bölümler de titan gibi hafif metallerle değiştirildi. [3] Açılışa günler kala bir sorun daha yaşandı, ki bu ulusal kutlama hazırlıkları sebebiyle ülkede projektörlerin tamamının tükenmiş olmasıyla ilgiliydi.[3] Neyse ki korkulan olmadı ve Kaliningrad’ta ki bir radyo fabrikası imdada yetişti. Fabrika yönetimi tamamen program dışı bir üretim ile ve çift vardiya çalışarak 500 aydınlatma projektörünü heykelin açılışına yetiştirdi.[3]

Böylelikle ”Anayurt Çağırıyor” heykeli Mareşal Vasiliy Çuykov’un da hazır bulunduğu bir törende Ekim devriminin 50.yılı kutlamalarına kısa bir süre kala 15 Ekim 1967’de görkemli bir açılışa sahne oldu.[3]

Kılıcın Ağırlığı 14 Ton

Yapıldığı zamanda dünyanın en büyüğü olma özelliğini taşıyan ”Anayurt Çağırıyor” heykeli, geçen yarım asırlık zamana rağmen hâlâ dünyanın en büyük heykelleri arasında yer almaktadır. [3][6][8]

Heykelin gövde yüksekliği 52 metre ancak kol ve kılıç yükseklikleri eklendiğinde brüt yükseklik 86 metreyi buluyor. [3][6][8]

Toplam ağırlığı 8 bin ton olan heykelin sadece  kılıç uzunluğu 33 metre ve ağırlığı 14 ton [3][6][8]

Toprak altında dışarıdan bakınca görülemeyen 16 metre derinliğinde bir beton kayde ve heykelin iç boşluğunda yapıyı ayakta tutan  99 çelik halat bulunuyor.[3][6][8]

Panoramik Müze

Mamaev Kurgan tepesinde ki açık hava müzesinde ”Anayurt Çağırıyor” heykelinin yanısıra çeşitli noktalarda bulunan onlarca heykel ve rölyefler üzerine işlenmiş manidar sözler dikkat çekiyor :

Ölüm, dur![6]

Yemin ettik[6]

Geriye dönmeyiz[6]

Sovyet vatanımız için,SSCB[6]

Halkımız sonsuza dek,savaş tarihinin Stalingrad’ta ki bu en büyük muharebesini hatırlayacaktır[6][8]

Esir Almanların harap-bitap yürüyüşünü gösteren bir diğer rölyefte ise ironi yapılmış.

”Faşist savaşçılar Volga’yı görmek istediler ve bizler de onlara bu fırsatı verdik”

Ebedi ateşin yandığı ve 34.500 askerin isimlerinin tek tek yazılı olduğu dairesel salonun içinde altın sarısı büyük harflerle şu yazı yeralıyor :

Evet,bizler sıradan ölümlülerdik ve bizlerden çok azı hayatta kalabildi fakat biz hepimiz, kutsal annemiz olan vatanımız önünde yurtsever görevlerimizi yerine getirdik.”[6][8]

Okunduğunda insanı ürperten ve savaş günlerine götüren başka bir yazı :

Demirden yel yüzlerine vuruyordu,hep birlikte ileri doğru yürüdüler, batıl korku yeniden düşmanı sardı, insanlar mı saldırıya geçiyordu, ölümlüler mi yoksa?[6][8]

Mareşal Çuykov Mamaev Kurgan’a Gömülüyor

Askeri tarihin en büyük zaferlerinden birinin kumandanı olan Mareşal Çuykov 18 Mart 1982 tarihinde hayata gözlerini yumduktan sonra vasiyeti üzerine efsanevi savaş alanı Mamaev Kurgan tepesine gömüldü. [3] [10] Mezarının bulunduğu yer savaş sığınağının hemen yakınında olan Çuykov her gün sığınağından çıkıp Volga nehri kıyısına inerken buradan geçerdi. Ebedi uykusuna yattığı noktadan, bütün savaş alanı görülebilen Mareşal Çuykov, Mamayev Kurgan’da gömülü en yüksek rütbeli subaydır.[8] Savaş döneminde Savaş Konseyi Üyesi olan Nikita Kruşçev’in 8 Kasım 1942’de Çuykov’a bizzat yazmış olduğu bir güven mektubu bulunuyor.[4]

İki İsimli Şehir

Stalingrad ismi 1961 yılında Volgograd olarak değiştirildi.[5] Ancak zaferin anısına her yıl 9 Mayıs tarihinde kutlanan zafer bayramında yazılı ve görsel basında Stalingrad ismine de müsaade ediliyor.

Kaynakça :

1-   https://tr.wikipedia.org/wiki/Barbarossa_Harekâtı

2-   https://tr.wikipedia.org/wiki/Stalingrad_Muharebesi

3-   http://forum.polismi.org/index.php?/topic/6200-мамаев-курган-загадки-история-и-современность/

4-   https://ru.wikipedia.org/wiki/Чуйков,_Василий_Иванович#/media/File:Боевая_характеристика.jpg

5-   https://ru.wikipedia.org/wiki/Волгоград

6-   http://www.pravda34.info/?page_id=1209

7-   http://10russia.ru/object_72

8-  https://www.evrensel.net/haber/271363/20-derecede-stalingrad

9-. http://www.russlav.ru/aktualno/stalingradskaya-bitva.html

10- https://ru.wikipedia.org/wiki/Чуйков,_Василий_Иванович

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here