Orhan Seyfi Orhon Kimdir?

Orhan Seyfi Orhon Kimdir?

Orhan Seyfi Orhon Kimdir? İstanbul Çengelköy’de doğdu (23 Ekim 1890). Babası Miralay Mehmed Emin Bey, annesi Nimet Hanım’dır. Çengelköy Mekteb-i İbtidâîsi’ne bir süre devam ettikten sonra gittiği Havuzbaşı Mektebi (1902), Beylerbeyi Rüşdiyesi (1905) ve Mercan İdâdîsi’ni bitirdi. Yüksek öğrenimini Dârülfünun Hukuk Şubesi’nde tamamladı (1914) ve Osmanlı Meclis-i Meb‘ûsanı Kavânîn ve İctimâiyyât-ı Umûmiyye kâtibi olarak memuriyete girdi. Meclis-i Meb‘ûsan’ın kapatılmasıyla (1920) açıkta kaldı. Yayıncılığa başlayarak 1922-1946 yılları arasında bacanağı Yusuf Ziya Ortaç ile veya tek başına çok sayıda mizah, edebiyat, fikir, aktüalite ve magazin dergisi çıkardı. Bu arada Harp Akademisi ve Harbiye Mektebi ile Erenköy Kız Lisesi’nde edebiyat dersleri okuttu. 1941’de İstanbul Erkek Lisesi edebiyat öğretmenliğine tayin edildi. Bir ara İtalyan Lisesi’nde Türkçe derslerine girdi. 1944’te Ankara’da yapılan bir mitingde öğrenci olaylarıyla ilgili görülerek bakanlık emrine alınması üzerine siyasete girmeye karar verdi. 1946-1950 döneminde Cumhuriyet Halk Partisi Zonguldak milletvekili, 1965-1969 döneminde Adalet Partisi İstanbul milletvekili oldu. Gazetelerde köşe yazarlığı da yapan şair İstanbul’da öldü (22 Ağustos 1972) ve Zincirlikuyu Asrî Mezarlığı’nda toprağa verildi.[1]

Edebi Hayatı

Türk edebiyatında, bir galât-ı meşhûr olarak ‚Beş Hececiler‛ diye adlandırılan edebî grubun iki mühim simâsı olan Yusuf Ziya Ortaç ve Orhan Seyfi Orhon, yayınladıkları eserler ve mecmualar ile dönemin Türkçü edebî muhitlerinin en hareketli isimleri olarak karşımıza çıkarlar. Yayın hayatımızda Yusuf Ziyâ ile Orhan Seyfi’den daha çok mecmua çıkaran iki ortak, iki bacanak ve dost şâir daha yoktur.

Orhan Seyfi Orhon ve Yusuf Ziya Ortaç’ın birlikte çıkardıkları mecmuaların en önemlileri bir siyasî-mizah mecmuası olan Akbaba ve haftalık Türkçü Fikir ve Sanat mecmuası olan Çınaraltı’dır. [2]

Orhan Seyfi Orhon (1890-1972), özellikle on dokuzuncu yüzyılın sonlarındaki siyasî arayışların etkisiyle millî bir bilincin oluşmaya başladığı dönemden itibaren, II.Meşrutiyet dönemini, ulusal bir devlet kurma amacını taşıyan Cumhuriyet dönemini, Tek Parti dönemini ve son olarak da çok partili dönemi yaşamış bir şair ve yazarımızdır. Bu uzun yaşamında, tarihî kırılmalarla beraber edebî anlayışların değişim ve gelişimlerine de tanık olmuştur. Sosyal, kültürel ve siyasî alanlardaki hızlı değişmeler, diğer bütün aydınlar gibi onun da edebî ve siyasî yaşamına yansımıştır. Orhan Seyfi, dönemin Türkçü aydınlarıyla tanışmasından sonra Türkçülüğü benimsediğinden, siyasî ve edebî hayatına bu fikir çerçevesinde yön vermiştir. Bazen Yusuf Ziya Ortaç’la beraber çıkardıkları, bazen de kendisinin çıkardığı dergilerle, millî değerlerin sahiplenilmesi ve edebiyatta da bu yönde ürünler ortaya konmasında büyük katkılar sağlamıştır. Diğer şair ve yazarlarla bazı konularda girdiği münakaşalarda, siyasî anlaşmazlıkların yanı sıra, onun bu ideolojik tarafıyla şekillenen edebî anlayışının da büyük payı vardır.

Necip Fazıl, Ahmet Hamdi, Cahit Sıtkı, Ahmet Muhip gibi şairlere giden yol

Orhan Seyfi Orhon, eserlerinde Türkçeyi sade ve anlaşılır bir biçimde kullanan şair ve yazarlarımızdan biri olarak edebiyat tarihindeki yerini almıştır. Onun, Türkçülüğü benimsemiş diğer şairlerle beraber millî edebiyat akımının yerleşmesindeki gayretleri azımsanamaz.

Necip Fazıl, Ahmet Hamdi, Cahit Sıtkı, Ahmet Muhip gibi şairlere giden yolda, Orhan Seyfi, Yusuf Ziya, Halit Fahri, Faruk Nafiz, Enis Behiç gibi şairler bir köprü vazifesi görmüşler, hecenin zaferini ilan etmesinde en büyük katkıyı sağlayarak yeni yetişen şairlere örnek olmuşlardır. Bu süreçte, özellikle Yusuf Ziya ve Orhan Seyfi’nin mizahı da etkin bir biçimde kullandıkları, Türkçü edebiyatı bu şekilde savundukları görülür. Bu tercih, şairlerin sanatlarındaki gücü azaltmış, çeşitli eleştirilerin hedefi hâline gelmelerine sebep olmuştur. Yusuf Ziya, mizahta daha fazla etkin olmuş, bir anlamda sanatını mizah yazarlığına feda etmiştir. Orhan Seyfi Orhon ise, mizahla uğraşmakla beraber, şiirlerinde lirizmi koruyabilmiş bir şairdir.[3]

Eserleri

Şiirleri

  • Fırtına ve Kar (1919).
  • Peri Kızıyla Çoban Hikâyesi (1919)
  • Gönülden Sesler (1922)
  • Kervan (1935, 1964)
  • O Beyaz Bir Kuştu (1941)
  • İstanbul’un Fethi (1953)
  • İşte Sevdiğim Dünya (1962)
  • Şiirler (1970)

Hikaye ve Roman

  • Kerem ile Aslı (1938)
  • Çocuk Adam (1943)

Mizah ve Hiciv Kitapları

  • Fiskeler (1922).
  • Asrî Kerem (1938).
  • Hicivler (1951)
  • Düğün Gecesi ( 1957)

Deneme ve Fıkralar

  • Dün Bugün Yarın (1943)
  • Kulaktan Kulağa (1943)

Biyografiler

  • 1937’de hazırladığı Abdülhak Hâmid, Mehmed Âkif, Ziya Gökalp, Yahya Kemal ve Nazım Hikmet biyografileri

Antoloji

  • Hayat Bilgisi Şiirleri (I-III, 1929-1930).

Siyasi Mücadele Eserleri

  • Maskeler Aşağı (1943)
  • Maarif Vekili Hasan Âli Yücel’e Açık Mektup (1944)
  • Gençlere Açık Mektup (1951).

Orhan Seyfi Orhan

Şiirleri
Anadolu Toprağı
Annemle Hasbihal
Diyorlar
Günlüm
O Beyaz Bir Kuştu
Vasiyet
Veda
İstanbul’un Fethi
Peri Kızı İle Çoban
Kış Gecelerinde
Bir Çiftlik Manzarası
O Gün
Sancağa
Su Kasidesi

Kaynak

[1] İslamAnsiklopedisi
[2]Tonga, Necati(2012), “İki Bacanağın İki Kardeş Mecmuası: Akbaba ve Çınaraltı”, Değirmen Yüzyılın Dergileri 1900-2000 Özel Sayısı, S.29-30-31, Ocak-Haziran 2012, s.62-75
[3] Orhan Seyfi Orhon’un Fiskeler adlı kitabı üzerine bir inceleme-Gazi Türkiyat, Bahar 2013/12: 111-127 -Harun Ceylan