29 Mayıs 1453…

Birlikler hücum için savaş düzenine girdiler. Fatih Sultan Mehmed sabaha karşı savaş emrini verdi. Konstantinopolis cephesinde askerler savaş düzenini alırken halk kiliselere doluştu. Osmanlı ordusu karadan ve denizden tekbirlerle ve davul sesleri ile son büyük saldırıya geçtiler. İlk saldırıyı hafif piyade kuvvetleri yaptı, ardından Anadolu askerleri saldırıya geçti. Surdaki gedikten içeriye giren 300 kadar Anadolu askeri şehit olunca, ardından Yeniçeriler saldırıya geçtiler yanlarına kadar gelen Fatih Sultan Mehmed’in yüreklendirmesiyle göğüs göğüse çarpışmalar başladı.”

Devamını tüm dünya biliyor… İstanbul, Osmanlı Devleti tarafından fethedildi. Ancak İstanbul sıradan bir şehir değildi, olamazdı zaten… İki kıtayı birleştiren, Antik Yunan, Roma medeniyetlerine ev sahipliği yapan kadim ve kutsal İstanbul artık Müslümanların yeni başkenti olmuştu. Tabii bu yenilir yutulur gibi bir şey değildi Avrupa dünyası için…

Bilim adamları, toplumun önde gelen kesimleri akın akın göç ediyordu başta İtalya olmak üzere Avrupa’ya. Düzen değişiyordu.. Yavuz Sultan Selim’in gelmesiyle tüm ticaret yollarının hakimiyetini alan Osmanlı Devleti, Akdeniz’de ve Karedeniz’de kimseye göz açtırmıyordu.

O sıralarda Avrupa, karanlıktan aydınlığa doğru bir deniz yolculuğuna çıkmıştı… Ümit Burnu’nu keşfeden Avrupalı’lar, Çin’den doğruca mal alma imkanı bulmuşlardı ancak bu da çok uzun bir süreye tekabül ediyordu. Ayrıca Hindistan ve bölgedeki fakir ülkeler, Afrika kıt’asındaki halk, Avrupa tarafından karanlığa hapsoluyordu. Bölgelerdeki plantasyonlarda ve madenlerde öldüresiye çalıştırılan siyahi köleler tarafından gitgide zengileşen bir Avrupa, doymak nedir bilmiyordu!

Yıl 1507…

Amerigo Vespucci tarafından yeni bir kara parçası olduğu anlaşılan Amerika’nın keşfi… Başta Portekiz ve İspanyolların And Dağlarından başlayan tarihteki en kadim uygarlıklarından olan İnkaları, Aztekleri ve Mayaları köleleştirilmesi, zenginliklerin yağmalanması ve yok edilmesi…

Servet aktarımı Amerika’dan Avrupa’ya gerçekleşirken, nüfus hareketliliği ise Avrupa’dan Amerika’ya doğru oluyordu. Bereketli toprakların sahibi olma avantajı insanları cezbediyor ve Amerika’nın temelleri atılıyordu.

Avrupa her geçen yıl gücüne güç katıyordu. Bir zamanlar ki Avrupa artık yoktu… Avrupa’ya ilk sıralar Hollanda liderlik ederken İngiltere, adadaki küllerinden yükseliyor ve dünyanın her yerini ele geçirmede oldukça başarılı oluyordu. Kral fermanı ile kurulan şu anki çok uluslu şirketlerin temeli olan “Doğu Hindistan Ticaret Kumpanyası” ile dünyayı kasıp kavuruyordu.

Ancak oldukça rekabetli bir ortam vardı Avrupa’da. Fransa Napolyon ile İngiltere’ye kafa tutuyor, Doğu Hindistan Ticaret Kumpanyası güç kaybediyordu. İngiltere kolonisi olan Hindistan’da Fransızlar rahat durmuyor, Çin ise uyuşturucu (haşhaş) ticaretinden dolayı İngiltere’ye prim vermek istemiyordu.

1776

Doğu Hindistan Ticaret Kumpanyası bu ortamda mali bunalım yaşarken, İngiliz Krallığı, Amerika’nın en çok tükettiği mallardan birisi olan çaya ve diğer tüketim mamullerine yeni bir vergi uyguluyor ve meşhur Boston Çay Partisi, Sam Adams gibi bir grup hoşnutsuz kişiyi harekete geçirerek, çayı Baston Limanı’nda denize boşaltmakla sonuçlanıyor. “TEMSİL YOKSA VERGİ YOK!” kısa zamanda radikallarin sloganı haline gelerek 13 koloni arasında bir dizi tepki ve karşı tepkiyi tetikledi ve 1776 yılında Bağımsızlık Bildirisi ve Amerikan Bağımsızlık Savaşı ile sonuçlandı.

Bağımsızlık Savaşı’nda sadece 22 yaşında olan Alexander Hamilton, Amerika Birleşik Devletleri’nin en genç ve ilk Hazine Sekreteriydi. (Maliye Bakanı) Dönemindeki en ünlü iktisatçı Adam Smith’in görüşlerine tamamen karşı çıkmış ve Amerika’yı bugünkü konumuna getirebilmeyi başarmıştır.

Alexander Hamilton, ülkesinin sınai kalkınması için bir dizi tedbirler almıştır. Bunlar arasında ithalat yasakları, korumacı gümrük tarifeleri, gümrük vergisi iadeleri, icatlar ve patentler için ödüller, ürün standartlarının düzenlenmesi ve kalitenin korunması, finansal ve ulaştırma altyapısının iyileştirilmesi vardır.

Yaklaşık 130 yıl Amerika kendini uluslararası piyasadan soyutlayarak büyük bir başarı göstermiştir.

2017

Dünyanın süper gücü bir devlet.. “Amerikan Rüyası” ile tüm dünyadaki insanları cezbeden bir ülke… Ancak artık bu rüya sona yaklaşıyor. Amerikalılar için tatlı uykudan uyanma vakti çok yakın…

Amerika’yı 2017’de yeniden keşfediyoruz…

YAZININ DEVAM SERİSİ:

2-) DOĞU HİNDİSTAN KUMPANYASI

3-) AMERİKA KÜLLERİNDEN DOĞUYOR

4-) AMERİKAN RÜYASINDAN UYANIŞ

Paylaş
Önceki İçerikAlternatif Uyuşmazlık Çözümlerinden Uzlaştırmacılık Perspektifi
Sonraki İçerikAnayurd çağırıyor! Stalingrad Muharebesi
1997 İzmir doğumlu. Lise hayatına İzmir Torbalı Anadolu Lisesi’nde başlayıp, Iğdır’da 125. Yıl Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır. 2015 yılında Marmara Üniversitesi, İktisat bölümünü kazanmış, Türkiye’nin önde gelen staj ağlarından stajim.net’te Kampüs Temsilciliği görevinde bulunmuştur. Ağustos 2016’da Ankara merkezli bağımsız düşünce kuruluşu Sahipkiran Stratejik Araştırmalar Merkezi (SASAM) Akademi bünyesinde birçok akademik çalışma yapmıştır. 20 Şubat-17 Mart 2017 tarihleri arasında KKTC İstanbul Başkonsolosluğu’nda, İdari İşler, Konsolosluk ve Sağlık Ataşeliği bölümlerinde gönüllü stajını gerçekleşmiştir. Şu anda Türkiye Sosyal Ve Stratejik Araştırmalar Vakfı(TUSSAV)’da Akademi Başkanlığı görevini yürütmektedir. Başlıca ilgi alanları Ekonomi-politik ve Uluslararası İlişkilerdir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

14 + dokuz =