Sosyal, toplumsal ve uluslar arası sorunlardan ekonomik sorunları göremiyoruz, bunun için de önlem almakta gecikiyoruz. Ekonomik sorunlarda zamanında önlem alamamış olmak, sorunun yarın daha da büyüyerek karşımıza çıkması demek…
Her şeyin bir denge noktası vardır, işler bozulsa bile eninde sonunda dengeye gelmesi beklenir böyle yürür, denge bozulursa işlerin yürümesi zorlaşır, ekonomide de durum böyle…

O zaman biz toplum olarak ekonomik dengemizi nasıl sağlarız, bu sorunun cevabı üzerine, öncelikle yönetenler, ekonomi politikaları uygulayıcıları sonra tüm ekonomik birimler olarak düşünmeliyiz,

Her sorunun çözümü vardır, yeter ki sorunu doğru teşhis edelim çözümü için harekete geçelim…

Teknolojik gelişmeye neden olacak bilgi üretemiyoruz, temel nedeni eğitimdir, eğitimdeki eksikliklerdir, eğitime yapılan yanlış yatırımdır, ekonomiktir, fakat görmemiz gereken gerçek teknoloji üretemediğimizdir…yüksek katma değer yaratacak teknoloji üretemiyoruz.

Üretemediğimiz teknolojileri ithal ediyoruz, üstelik de hem kamu kurumları, hem de biz vatandaşlar olarak, bu konuda oldukça savurganız …

Sadece teknoloji mi üretemiyoruz … peki diğer sanayi ve tarım ürünlerinde yeterli miyiz cevap hayır …bunları da ithal ediyoruz… tarım ülkesiyiz sadece lafta kaldı ( bu tamamen ayrı bir yazı konusu )

Silah üretemiyoruz ; yeni yeni üretme cabalarımız var fakat yeterli değil, mevcut silahların patentleri başkalarının elinde, biz ar-ge ile patentler alacak kadar araştırma yaparak kendi silah teknolojimizi geliştirmeli, silahlarımızı kendimiz üretmeliyiz…

Enerji (Petrol ve petrol türevleri ve Doğalgaz) ithal ediyoruz…

Son 10 yılı değerlendirince yüksek ve artan boyutta dış ticaret açığı veriyoruz… Yani dış ticaret dengemiz yok, bu dengesizliğin yanı sıra yanlış yatırım kararları da ekonomik dengemizi bozuyor…

Bir ülke düşünün…Her ile ve ilçeye devasa kamu binaları yapıyor, AVM’ler dikiyor, gerekli gereksiz trafik yoğunluğuna bakılmadan köy yollarını bile neredeyse duble yol yapıyor

Ne kamu binaları ne de Alış Veriş Merkezleri, ne de yollar, üretim yaratmıyor. Bizim dış ticaret açığımızın temel nedenlerinden biri ne idi, üretememek…

Son olarak durumu rakamlarla paylaşalım ;

Cari açıkta Türkiye şampiyon oldu. Milli gelirinin %5,4’ü kadar açık vererek. Hızlı büyümede TR’yi geçen Çin’ açık değil % 1,4 fazla verdi. Hindistan’ın açığı ise yüzde 1’in altında.

Cari açık, 47 milyar $ ile milli gelirin % 5,4’ünü buldu. TR’nin liginde böyle bir ülke yok ! Ekonomi büyüdükçe cari açık da büyüyor. Açığı, yüksek faize gelen sıcak para finanse etmiş. Neresinden baksanız iç karartıcı bir durum.

2017 Ekonomi karnemize bakarsak;

Bütçe Açığı: 2017 / 47,4 milyar TL , 2016’ya göre artış %58

Cari Açık: 2017 / 47,1 milyar $ 2016’ya göre artış %42,3

Dış Ticaret Açığı: 2017 / 76,7 milyar $ 2016’ya göre artış %36,8

2018 Ocak Yüksek Teknolojili Ürün İhracatı : 0,38 Milyar $

Yüksek Teknolojili Ürün İthalatı : 2,27 Milyar $

İhracatın İthalatı Karşılama Oranı :% 16,7

Bu rakamlarda ekonomiyi düze çıkaramadığımız sürece; Cari Açığı Büyüme Enflasyonu İşsizliği Dış Ticaret açığını konuşmaya devam ederiz.

Düşük tasarruf -Yüksek borç -Düşük katma değerli üretim -Mamul madde ithalatı -Hammadde veya niteliksiz ürün ihracatı -Düşük ihracat geliri Kalkınmayı engelleyen sağlıksız büyüme göstergeleridir.

Büyümenin yapısal durumu önemlidir. Sürdürülebilir olmayan, kırılganlıkları ve dışa bağımlılığı arttıran, yapay bir büyümedir.

Yüksek iç ve dış borç stoku, yüksek reel faiz, yüksek işsizlik oranları, yüksek cari işlemler açığı, spekülatif sermaye hareketleri, güçlü bir mali sistemin yokluğu ülke ekonomisi üzerinde risk oluşturmayı sürdürmektedir.

Kaynak; TÜİK verileri , ekonomi gündemi , güncel medya basın yayın organları

Özcan Kadıoğlu – Ozan Bingöl – Serpil Tatan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here